TiyatroOrtaçağ Tiyatrosu

Kasım 16, 2020
https://www.antesanat.com/wp-content/uploads/2020/11/ortacag-tiyatrosu-bilgi.jpg

Ortaçağda tiyatro gösterileri yasaklanmış olduğundan, tiyatro ile ilgili düşünce de üretilememiştir. Daha çok tiyatro düşüncesi tiyatroyu suçlama biçiminde gelişmiştir. Antik Yunanda düşüncenin yeniyi aramaya, eleştiriye, özgün düşünce üretmeye eğilimli olduğunu görmüştük. Latin kuramcıları Antiklerin görüşlerine bağlı kalmış, aynı zamanda kendi gerçeklerini ve gereksinmelerini en iyi dile getirecek yeni biçimler aramışlardır. Yaratmanın ve düşünmenin devingen olduğu...

Ortaçağda tiyatro gösterileri yasaklanmış olduğundan, tiyatro ile ilgili düşünce de üretilememiştir. Daha çok tiyatro düşüncesi tiyatroyu suçlama biçiminde gelişmiştir. Antik Yunanda düşüncenin yeniyi aramaya, eleştiriye, özgün düşünce üretmeye eğilimli olduğunu görmüştük. Latin kuramcıları Antiklerin görüşlerine bağlı kalmış, aynı zamanda kendi gerçeklerini ve gereksinmelerini en iyi dile getirecek yeni biçimler aramışlardır. Yaratmanın ve düşünmenin devingen olduğu antikçağı, düşünce açısından kısıtlanmış ortaçağ izlemiştir. Hristiyan düşüncesi dinsel öğreti ile sınırlandırılmıştır. Onlara göre sanat ancak dinsel öğretiyi desteklediği, dinsel gerçeklere yöneldiği zaman geçerlidir. Sanat düşüncesi, sanat yaratısını Tanrısal yaratıya yaklaşırsa ancak önemser. Tiyatro ise dünyasal gerçeklere yönelik bir eğlence sanatıdır.

Bu dönemde Platon gibi Saint Augistinde trajik oyunların ayartıcı ve yoldan çıkarıcı olduğunu savunmaktadır.

Kiliseye göre tiyatrodan uzak durulmalıdır çünkü;

-Gerçek olmayanı uydurur
-Susturulması gereken heyecanları uyandırır
-Ahlaka ve inançlara aykırı olan şeylere yer verir
-Kişiyi yararlı işlerden alıkoyar
-Kutsal ruha aykırıdır

Ortaçağ tiyatrosu orijinal betimlemeÖte yandan tiyatroya ilişkin düşüncelere en çok geçiş dönemi dediğimiz ve Rönesansa giriş dönemimde rastlarız. Bu dönemde tiyatro bir yazın türü olarak ele alınmış ve yazın sanatı Narrativ, Dramatik ve Karmaşık olarak üç türe bölünmüştür. Dramatik olan tür tragedya ve komedyayı içermektedir.

Tragedya, oyun kişisinin mutluluktan yıkıma düşüşünü üstün bir anlatımla dile getirir. Komedya ise sıradan kişilerin karmaşık başlayıp mutlulukla biten hikayelerini günlük dille yansıtır.

Cicero’nun komedya tanımı, Dante’nin İlahi Komedyasının da baz aldığı tanımdır. İlahi Komedya’da olay cehennem yani kötü olan ile başlayıp, cennet yani iyi olan ile bittiği için ve halk dili ile yazıldığı için bir komedya örneğidir.

Tüm bunlara istinaden söylenebilir ki, ortaçağ tiyatrosu yeni bir görüş üretememiş, antik tiyatroyu yinelemiştir. Tragedyada yıkımın yazgı olduğu ısrarla vurgulanmıştır. Kişinin başına gelen kötü her şeyin kader, yazgı olduğu vurgulanarak yeni ve farklı düşüncelere yönelim engellenmiş, düşünce kalıplaştırılmıştır.